Bir Sayfa Daha Çevirecek Güç
Kendimi zorladığım yorgunluktan ölüyorum” dediğim haftaların son gününden yazıyorum bu satırları.
Yorgunluk diyorum ama aslında kelimeler yetersiz kalıyor. Keşke şu kitapların dili olsa da masanın üzerindeki sessiz tanıklar gibi anlatabilse içimde biriken ağırlığı. Çünkü bu, tek kelimelik bir yorgunluk değil.
Kütüphane masasının başında yazıyorum. Sayfalar açık, notlar dağınık, zihnim daha dağınık. Saatin kaç olduğu belirsiz; tek net olan şey eve nasıl gideceğimi düşünecek kadar bile enerjimin kalmamış olması. Bedensel yorgunluk bir yere kadar ama asıl tüketen zihnin susmaması.
Bugün gelişim psikolojisi çalıştım. Bülent hocanın son ders videosu beklediğim gibi değildi — ders gibi değil, terapi gibiydi. Freud’un kişilik gelişimini dinlerken bir noktadan sonra teoriyi değil, kendi hayatımı dinliyormuş gibi hissettim. Bazı cümleler vardır, not almak için değil durup düşünmek için söylenir — işte onlardandı.
Ve bugün zihnimde en çok kalan cümle şu oldu:
“Bir insana vazgeçilmez olduğunu hissettirirseniz, ilk vazgeçeceği siz olursunuz.”
Bunun üzerine uzun uzun düşünmek gerek. Ama bugünlük bu kadar.
Bugünün blog defterini yorgun ama dolu bir zihinle kapatıyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder