Eksik Bırakılan Çocukluk...
Bugün buraya mutlu olduğum anları yazmak isterdim. Güldüğüm şeyleri, içimi ısıtan küçük tesadüfleri, güzel geçen bir günü anlatmak isterdim. Ama bugün içimden sadece yıllardır içimde taşıdığım bir yarayı anlatmak geliyor. Hayattayken babasız büyümeyi... Kaç yaşına gelirsem geleyim kapanmayacağını bildiğim bir yarayı. Bu satırları yine ağlayarak yazıyorum. Nedenini bilmiyorum. Sanki bütün bunları ilk kez yaşıyormuşum gibi canım acıyor. İnsan bazı acılara alışmıyor galiba. Sadece onlarla yaşamayı öğreniyor. Ama bazı günler geliyor, o acı kapıyı hiç çalmadan içeri giriyor. Bir kere bile babana sarılıp "Beni neden sensiz bıraktın?" diye ağlayamamak nasıl bir histir, bilir misiniz? Mutlu olduğunda ilk aramak istediğin kişinin baban olmaması... Üzüldüğünde başını yaslayabileceğin bir babanın olmaması... Düştüğünde "Benim babam var, bana bir şey olmaz." diyememek... Baba kelimesi duyulduğunda aklına güven değil de eksiklik gelmesi... Ben biliyorum. Çünkü ben bunu çocukl...