Bağışıklığım Bana Küsmüş Olabilir mi?
İki gün önce her şey gayet normaldi. Hayat akıyordu, planlar yapılıyordu, belki biraz yorgundum ama idare ediyordum. Sonra ne olduysa oldu…
Bir anda boğazım yanmaya başladı.
Önce “hafif bir üşütmeyimdir” dedim.
Sonra öksürük eklendi.
Ardından ateş.
Ve şimdi? Tam anlamıyla sürünüyorum.
Yutkunurken canım yanıyor. Konuşmak istemiyorum. Sürekli bir halsizlik hali… Sanki biri bütün enerjimi çekip almış gibi. Ve en sinir bozucu kısmı şu:
Bu kadar hızlı nasıl hasta olabiliyorum?
Gerçekten anlamıyorum.
Sanki vücudum fırsat kolluyor:
“Biraz yoruldun mu? Hadi hasta olalım.”
“Azıcık üşüdün mü? Tam zamanı.”
Ve işin daha da trajikomik kısmı:
Benim iyileşme rutinim bile belli.
Direniyorum.
“Geçer” diyorum.
Bitki çayı, dinlenme, vitamin…
Ama yok.
En sonunda klasik sahne:
Cansu acilde.
Ve o meşhur iğne…
İtiraf ediyorum, o iğneden sonra gerçekten toparlıyorum. Ama insan şunu da düşünmeden edemiyor:
“Ben neden her seferinde bu noktaya geliyorum?”
Belki bağışıklığım zayıf,
belki çok yoruluyorum,
belki kendime yeterince iyi bakmıyorum…
Ama şu kesin:
Bu döngü artık yoruyor.
Yine de bu hastalığın içinde bile bir gerçek var:
İnsan hasta olunca kendine dönüyor.
Yavaşlıyor.
Duruyor.
Belki de vücudum bana “biraz dinlen” demenin başka yolunu bulamıyor.
Şu an tek isteğim var:
Boğazımın yanmadığı, rahatça nefes alabildiğim, enerjik hissettiğim bir sabaha uyanmak.
Yorumlar
Yorum Gönder