27 Yaşında Gelen 20’lik Diş Krizi

 27 yaşında 20’lik diş ne demek bilir misiniz?

Birçoğunun yıllar önce çıkardığı ya da “oh kurtuldum” diyerek çektirdiği o dişin, benim hayatıma “ben yeni geldim” diye dahil olması demek.


Aferin, gerçekten aferin.

İyi ki oradaymışsın.

Tövbee yarabbim…


Hayatımda bugüne kadar hiç diş çektirmemiş biri olarak, şimdi oturmuş “ben bu dişi nasıl çektireceğim?” diye kara kara düşünüyorum. Doktor koltuğu, anestezi, o sesler… Daha düşünürken içim daralıyor.


Bazen diyorum ki:

“Tamam geçti, bitti, herhalde çıkmayacak.”

Sonra ne oluyor?

Yemek yerken başlayan o sızlama…

O an içimden geçen tek cümle:

“Püü Allah seni kahretsin.”


27 yaşıma kadar çıkmamışsın.

Bunca zaman sessiz sakin durmuşsun.

Şimdi niye?

Gerçekten soruyorum, şimdi niye?


Bazen aynanın karşısına geçip, dişi karşıma alıp konuşmak istiyorum.

“Bana bunu neden yapıyorsun?” diye sorasım var.

Hayatımda bu kadar geç kalıp bu kadar gürültüyle gelen başka bir şey hatırlamıyorum.


Bir yandan da insan ister istemez düşünüyor:

Hayatta bazı şeyler de böyle değil mi?

Tam “rahatladım” dediğin anda,

tam “artık sorun kalmadı” diye düşündüğünde,

bir yerden küçük ama inatçı bir sızlama başlıyor.


Geç gelen ama kendini fazlasıyla hissettiren şeyler…

20’lik diş gibi.

Gereksiz ama mecbur.

Sinir bozucu ama kaçınılmaz.


Şimdilik onunla aynı ağızda yaşamaya çalışıyoruz.

Ne kadar sürecek bilmiyorum.

Ama bildiğim tek şey var:

Bu dişin hikâyesi daha bitmedi.

Ve ben, istemesem de, bu hikâyenin başrolündeyim.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Pazar Sabahı Hayallerin Peşinde

Hepimiz Biraz Vaka Değil Miyiz?

Bursa’da Beş Günlük Bir Kamp Serüveni